17 Mart 2016 Perşembe

Yine Bir İş Mülakatı... -Gergin Bey ve Dildo Hanım-

   Ülkemizde son 10 yıl içerisinde ismini duyurmuş bir Fransız kozmetik firmasının, mağaza zincirlerindeki satış danışmanlığı pozisyonu için gittiğim görüşmeyi anlatmak istiyorum. Başlangıçta bu markanın ismi ile beraber, çalışma ortamını da görünce çok sevinmiş ve heyecanlanmıştım. Onca iş denemem sonrasında, istediğim departmanda ve seveceğimi düşündüğüm bir iş ortamının içerisinde yer alacak olmak beni fazlasıyla mutlu etmişti.
   Birkaç hafta önce, tanıdık aracılığı ile tanıştığım, firmanın oturduğum semtteki mağaza müdürü ile gerçekleştirdiğim görüşme onca heyecanıma rağmen iyi geçmişti. Mağaza müdürü Hakan Bey beni bölge müdürü ve genel müdür ile görüşmem için haftanın ilk günü arayarak, bir sonraki gün saat 3’te görüşmenin genel merkezde gerçekleşeceği ile ilgili bilgilendirdi.
   Sabah erken saatte kalkıp hazırlandım ve çok da geç olmadan öğle saatlerinde yola koyuldum. Tabi malum İstanbul'un trafiği karmaşası derken bir saat önce vardığım genel merkezin girişindeki kafede bir kahve içip yukarı çıktım. Plazanın girişinde güleryüzlü çok cici bir kıza kimliğimi verdikten sonra, firmanın genel merkezinin bulunduğu kata çıktım. Plaza girişindeki kızın aksine; firmanın ön bürosundaki gözlüklü, ablak suratlı, daha doğrusu suratsız bir kız “Ne için gelmiştiniz?” diye sordu. Karşılamanın verdiği şokla bir süre bir şey diyemeden kızın suratına bakakaldım. Bi hoş geldiniz, bi buyrun efendim de di mi! Nerde… Her şeyin bir üslubu vardır. Ne için gelmiştiniz ne demek? Doğru cümle, “Size nasıl yardımcı olabilirim?”dir; öğren ablak kızım… 
   “İş mülakatı için gelmiştim” dedim. “Sizi toplantı odasında beklemeye alacağım” dedi. Odaya bir girdim ki kokoş, burnu havada kadınlar kulübü. İçlerinde en genç benim herhalde diye düşündüm. Derken benden sonra iki bey geldi. Onlar da mülakata katılacaklarmış. Biri genç, diğeri orta yaştaydı. Şöyle bir dönüp diğer bayanlara baktım. İki tanesi benden gençti ama diğerleri belli ki otuzunun üzerindeydi. Toplam 16 kişi olduktan sonra, bir bir görüşmeye alınmaya başlandık. Fakat her giden yarım saat sonra çıkıyor. En sonunda heyheylerim geldi, çıktım bir sigara yaktım. Saat iki buçukta geldiğim salondan, saat beş buçukta mülakat için bir odaya alındım. Odaya girip tokalaştım. Dildo hanım karşıma, Gergin Bey karşı çaprazıma oturdu. “Seni tanıyalım Anı” dediler. Başladım anlatmaya, şuradan mezun oldum, daha önce şu işlerde çalıştım vs… Gergin Bey, işlerden ayrılma sebeplerimi sordu. Son işimden ayrılma sebebimin anne ve babamın boşanması olduğunu söyleyince, Dildo Hanım, “Kaç yıllık evliydiler?” diye sordu. “35 yıl” dedim. “Ay benimki de 35’ten sonra beni boşayacakmış” dedi ve Gergin Beyle şakalaşıp gülüştüler. Bana neyse… Hadi onu geçtim, annemle babamın boşanmasından ona ne… Yetmiyormuş gibi Dildo dönüp bana, “Neden boşandılar?” diye bir soru daha sordu. “Özel sebeplerle” diye cevaplamamın üzerine, Gergin Bey “Seni tanıyabilmemiz için aile yaşantını da bilmemiz gerek” dedi. Onca aracı yüzünden el mahkum, cevaplamak zorundaydım. “Babam mal kaçırma işine girince, annem boşanmak istedi” dedim. Dildo, “Kalk ayağa da bi boyunu, posunu görelim” dedi. Sanırsın karpuz alıyor, utanmasa popoma şaplak atacak. Ayaklandım ama içimden, -reklam ajansına geldim de haberim mi yok- diye geçirirken, “Ay saçında ne uzunmuş senin” dedi. Tekrar yerime oturduktan sonra aramızdaki diyalog şöyle gelişti:
Dildo: Neyse konumuza dönelim Anı. İşe başladıktan sonra eve sen mi bakacaksın?
Ben: Hayır. Kendi özel ihtiyaçlarım için para kazanacağım. Evi çeviren annem ama bende herkes gibi bir miktar aileme destek olacağım tabii ki.
Gergin: Peki Anı, aracının seni istediği değil de başka bir mağaza olsa çalışabilir misin?
Ben: Tabii… Çalışmak istediğim için buradayım.
Dildo: Yani evime yakın olayım da az kazanayım mı, yoksa uzak olsun da çok para kazanayım mı diyorsun?
Ben: Para kazanıldıktan sonra mesafe önemsiz…
Dildo: Neden kozmetik işinde çalışmak istiyorsun?
Ben: Kozmetik diye sınıflandırmadım. Satış danışmanlığının her alanında çalışabileceğime inanıyorum.
Gergin Bey: Peki, kozmetikte çalışma isteği neden?
Ben: Kariyer hedefim satış danışmanlığı, yani bunun hangi dalı olursa olsun. Açık konuşmak gerekirse, kozmetik hiç düşünmemiştim. Genelde tekstil firmalarına yaptığım başvurular var. Ama böyle bir fırsat çıkınca karşıma, “Neden olmasın” dedim.
Dildo: Yani ben anlayamadım. Kozmetik işinde çalışmak istiyor musun?
   Kıt karı. İki kez aynı cevabı farklı şekillerde vermeme rağmen, hala bunu sorgulamaya devam edince kafamda iki tane soru oluşmuştu. “Ya sabrımı zorluyor; ya da gerçekten beynindeki küçülme sebebiyle anlama kaybı yaşıyor” dedim.
Ben: Daha önce de dediğim gibi bunu kozmetik alanı diye değerlendirmedim. Satış danışmanlığı olarak düşündüm.
Gergin: Ben anladım.
İçimden: “Şükür”
   Son olarak maaş beklentim hakkında konuştuktan sonra, Dildo Hanım (ki hanımlığı bu ikinci densizliğine bakılınca tartışılır) bana öyle bir soru sordu ki cevap vermekte zorlanmak bir yana dehşete düştüm. Açık açık seks hayatımı sordu. O şok ile “Anlayamadım, yani normal” dedim. Bu ne hadsizlikti! Saygı duyduğum, benim bu görüşmeye katılmama etkisi olan insanlar, aracılar olmasa, “Çok merak ediyorsanız, yatağa üçüncü gelin” derdim. Bu terbiyesizliğe, ancak böyle terbiyesizce bir cevapla karşılık verilebilirdi.
   O gün, o odada, masanın üzerinde resmen çıplak kalmış gibi hissettim. Bana bu soruları sorarken utanma hissini yitirmiş bu yaratıkların yerine ben utandım, tiksindim… Şimdi yazmaktan ve bunu paylaşmaktan başka yapabileceğim hiçbir şey yok. Hak arayamıyorum çünkü somut kanıtım yok. Sadece bunları, bu şekilde dile getirerek kendimi rahatlatmaya çalışıyorum. Dilerim ki bu paylaşımımı okuyanlar bana yardımcı olabilir… Böyle bir görüşme benim şanssızlığım mıydı? Yoksa onca iş görüşmesine katılmama rağmen, böylesine ilk defa şahit olduğum bir durum mülakatlarda doğal mı?