Dünyaca tanınmış hazır giyim firmalarından birine, pantolon
almak için girdim. Daha içeriye girişimden itibaren çalışanların güler yüzü ile
karşılandım. Reyonlar arasında gezinip bedenime uygun pantolonları omuzuma
atmaya başladım. Birkaç model seçtikten sonra deneme kabinine yöneldim.
Sırayla
pantolonları denemeye başladım. İlkini denedim hoşuma gitmedi. İkinciyi denedim
ama nerdeeee... Düğme kapanmıyor. Yanlış beden mi aldım acaba diyerek, çıkarıp iç etiketine
baktım. Yazdan bu yana biraz kilo almıştım gerçi ama bedenimi de biliyordum.
Baktım ki beden de doğru. Kendi pantolonumu giyip kabin dışına çıktım. Prova
odalarında çalışan elemana pantolonun bedenime olmadığını söyledim. “Modellere
göre kalıplar değişiyor” dedi. Daha öncede birkaç firmada karşılaştığım bu
cevap beni halen şaşırtır. Bir firmanın bir bedene ait tek bir kalıbı vardır.
Ya da olması gereken budur. Kalıplar her ne kadar farklı da olsa, bedenler
aynıdır. Firmalar arası kalıp farklılıklarını anlayabilirim gerçi ama kalıplar
arası beden farkı hala anlayamadığım bir unsurdur. Çalışan, “Ben size bir büyük modelini getireyim” diyerek yanımdan ayrıldı. Bende bir sonraki pantolonu denemek için tekrar kabine girdim. Gri, kalın, yün kumaş, koyu ekoseli, klasik kesim bir pantolon giydim. Kabinin içindeki aynada kendime bir baktım. Mükemmeldi. Evet, belki aradığım bir model değildi ama hoşuma gitmesi -başka bir kusuru yoksa tabi- almam için geçerli bir sebepti.
Uzaktan da bakabilmek için perdeyi açıp kabin dışına çıktım. Pantolon süperdi ve tam üzerime olmuştu. O sırada çalışan, elinde az önce denediğim modelin bir büyük bedeniyle geri gelmişti. Teşekkür edip kendisinden aldım. Üzerimdeki pantolonun arkası nasıl duruyor diye ayna karşısında geri döndüm ve ne göreyim. Pantolonun arka kısmı bol da bol… Altım bezlenmişçesine büyük bir popom vardı artık. İstem dışı “Bu ne böyle” dedim. Çalışan, “Bir sorun mu var?” diye sordu. “Evet var. Bu pantolonun modeli mi bu?” diye sorarak arkamı gösterdim. “Evet, kesimi böyle” dedi. Bu nasıl bir kesimdi. “Altıma doldurmuş gibi oldum” dedim. Çalışanla beraber hemen yan kabindeki kişi de kahkaha attı. Bu giyimde yeni bir akım, ya da yeni bir tarz ise olmaz olsun dedim içimden. “Yok, almayacağım” diyerek kabine yöneldim. Kilo almamla beraber, beğendiğim pantolonun modelindeki abukluk yüzünden hiçbir şey almadan çıktım mağazadan…