Akşamüstü saat 4’tü… Kadıköy'e gidecek otobüsü bekliyordum
durakta. Yolculuğum yaklaşık bir saati alacaktı. Ama malum en büyük derdin
trafik olduğu bu şehirde; bir semtten, hemen bir sonraki semte geçiş bile bazen
yarım saatini alabiliyor insanın. Nitekim de tahmin ettiğimden yarım saat daha
fazla sürdü. Artık sebebi okul servisleri miydi, yoksa işten erken kaçıp eve
gitme derdi ile arabalarına atlayanlar mı; bilinmez…
Daha durakta iken başladı her şey… Durak tıklım tıklımdı. Bu
yüzden bende diğer bir çok insan gibi; kaldırımda, durağın hemen arkasındaki
boşlukta bekliyordum. Başı kapalı bir bayan, sigarasını yakmak için çabalıyor,
ardı ardına çakmağını çakıyordu, ama nafile… Gazı bitmişti büyük olasılıkla ve
çevresindeki kimse ateş uzatmıyordu. Sanırsın herkes yeşilaycı... Oysa bayanın
hemen yanındaki amcanın sigara içmekten bıyığı sararmış; bir diğer yanındaki
sigara içen bayan ise, yan gözle çaresiz bayanı süzüp sonra başını çevirmişti.
Birkaç kişi ötemde çabalayan bayana doğru ilerledim ve çantamdan çıkardığım
çakmağımı verdim. Teşekkür etti ve ardından sigarasını yakarken, tam o sırada
35-40’ların da bir çift aramızdan geçiyordu. Bayan, “Cık cık! Ne terbiyesizlik,
ne görgüsüzlük” dedi. Eşi de, “Bir bayan ulu orta ayakta sigara içer mi” dedi.
Tam o sırada ağzında, ucu yanan sigara ile şoka giren kadıncağızı savunmak için
“Size ne be” diye sesimi yükselterek cevap verdim. Anaaaammmm, vermez olaydım.
Adam geri döndü, yüzüme doğru eğilip “Sus! S.kerim seni” dedi. Yırtık bir yapım
olmasına rağmen o an donakaldım. Çevremdeki insanlarda bunu duymuştu ve kimse
hiç bir şey yapmıyor, söylemiyordu. Herkes yola bakıyordu. O an bir uzay
boşluğunda hissettim kendimi. Kadıncağızla birbirimize bakakaldık bir süre.
“Lütfen kusura bakma” dedi, “önemli değil” diyebildim sadece....
Bineceğim otobüs geldi. En son ben bindim, akbilimi bastım,
oturacak bir yer bulmak için döndüm ve bir adım attım. Ancak adım atmamla
beraber şoför “Ebeni s.keyim senin. Böyle mi yapılır” dedi. Akbili mi yanlış
bastım, n'oluyor diye döndüm baktım. Motosikleti ile karşıdan karşıya geçmeye
çalışan bir adama diyormuş. Beklesen n’olur! Gidiş geliş iki şeridin arasında
kalmış adamcağız. Şoför ana bacı sövdü, sonra hareket ettirdi otobüsü.
Çok şeritli yola çıktığımızda ise durum daha vahimdi.
Sanırsın herkesin bir acelesi var. Kırmızı ışık söndüğü saniyede başlıyor
kornalar çalmaya… Derken bir ışıklarda beyaz sedan bir araç, sapaktan çıkan bir
araca yol verdi. Ancak arkasındaki aracın sahibi, kornaya var gücüyle basınca
gaza yüklendi ve yol vermeye çalışan araçla burun buruna geldi. Herkes
arabasından indi ve atışmaya başladı. Yahu on saniye için ne gerek vardı kaş
göz dağıtmaya… Olay olurken bizde tam yanlarındaydık. Şoför aracı durdurdu.
Kavgayı izliyor. Velhasıl yolculardan bir iki kişi tepki gösterince harekete
geçtik. Hemen yanımda oturan teyze, şoför için “Az önce, iki dakika geç kalacak
diye gariban motorluya tonlarca küfretti; şimdi yarım saat seyreyledi” dedi.
Güldüm. “Gülme evladım. Ağla şu halimize, eskiden böyle değildi. Saygı vardı”
dedi.
İneceğim durağa yaklaşıyorduk. Düğmeye bastım ama kaptan
duracak gibi değil, son hız gidiyor. Elli metre kadar kala öyle bir frene bastı
ki, ön camdan fırlayacağım sandım. Oturanlar bile sıkı sıkı bir yerlere tutunmaya
çalışıyordu.
Neyse ki inmiştim otobüsten. Bir buçuk saatlik şehir içi
yolculuğumda, teyzenin de dediği gibi; ağlanacak halimize, şehre güldüm. Şimdi
ise bir sorumlu arıyorum tüm bu olanlara. İnsanlar beyni olan, vicdan, saygı,
sevgi gibi değer ve duygulara sahip canlılar değil mi? Herkes masum… Yazarken
fark ettim ki günün tek bir suçlusu var: Çakmak...
Gün geçtikçe insanı ve kültürel değerlerini yitiren toplumumuza sorarım bu gidiş nereye ?
YanıtlaSilAslında bende tam bunu demek istiyordum...
SilBir gün, bir otobüs, bir yolculuk ve nereye gittiğini bilmeyen insanlar uzay yolunda. Tebrik ederim yazınız ve cesur yüreğiniz için. Blogumu ziyaret etmiş olduğunuz için ayrıca sağ olun.
YanıtlaSilBöyle şeyleri yazmayı gerekli duyuyorum açıkçası. Olay anının şokuyla insan sessiz kalıyor. Ama bloglarımız istediğimiz her şeyi haykırabildiğimiz özel alanlarımız. Asıl ben ziyaretiniz için teşekkür ederim. Sizi ve yazılarınızı keyifle takip ediyorum...
SilTepkiye bak yahu hemen küfür ediyorlar. Nedir yani? Küfür etmeden tepki veremiyor musunuz? Geçmiş olsun. Sevgilerle
YanıtlaSilTeşekkür ederim... Küfür artık normal yaşamın öyle bir parçası olmuş ki, anlamını yada karşısındakine vereceği zararı düşünmeden söyleyebiliyor insanlar. Acı bir gerçek...
Sil